Eflâtun, bir grup arkadaşı arasında oturan Sokrat’a:

– Geçen gün bir arkadaşını herkesin arasında azarladın, diye çıkışmış. O sözleri baş başa kaldığın zaman söyleyemez miydin?

Sokrat, soruya soruyla karşılık vermiş:

– Beni böyle azarlamak için, baş başa kalmamızı bekleyemez miydin?

Sokrates
0
1 sene 0 Cevaplar 196 görüntüleme 0

Nasreddin Hoca, oğlunun eline bir testi tutuşturup çeşmeden su getirmesini istemiş. Çocuk dışarı çıkarken de ensesine bir tokat atıp:
– Testiyi kırma ha! diye öğüt vermiş.
Bunu gören komşulardan biri:
– Yahu Hocam demiş, henüz testiyi kırmadan niye dövüyorsun yavrucağızı?
Hoca cevap vermiş:
– Testiyi kırdıktan sonra neye yarar be birader!

Nasreddin Hoca
0
1 sene 0 Cevaplar 219 görüntüleme 0

İnsan ruhunun sağlıklı kalabilmesi için en gerekli şey bir dostun candan uyarmalarıdır.

Francis Bacon
0
1 sene 0 Cevaplar 126 görüntüleme 0

Hindistan’da çok ünlü bir ressam varmış. Herkes bu ressamın yapıtlarını kusursuz kabul edecek kadar beğenirmiş ve O’nu ‘Renklerin Ustası’ anlamına gelen Ranga Geleri olarak tanısa da, kısaca Ranga Guru derlermiş.

O’nun yetiştirdiği bir ressam olan Racigi ise artık eğitimini tamamlayıp son resmini bitirerek Ranga Guru’ya götürmüş ve O’ndan resmini değerlendirmesini istemiş.

Ranga Guru; “Sen artık ressam sayılırsın Racigi. Artık senin resmini halk değerlendirecek.” diyerek resmi şehrin en kalabalık meydanına götürmesini ve meydanda en görünen yere koymasını istemiş. Yanına da kırmızı bir kalem koyarak halktan beğenmedikleri yerlere çarpı koymalarını rica eden bir yazı bırakmasını istemiş.

Racigi denileni yapmış. Racigi birkaç gün sonra resme bakmaya gittiğinde görmüş ki tüm resim çarpılardan neredeyse görünmüyor. Çok üzülmüş tabii. Emeğini ve yüreğini koyarak yaptığı tablo kırmızıdan bir duvar sanki. Resmi alıp götürmüş Ranga Guru’ya ve ne kadar üzgün olduğunu belirtmiş.

Ranga Guru, üzülmemesini ve yeni bir resim yapmasını istemiş. Racigi yeniden yapmış resmi ve yine Ranga Guru’ya götürmüş.

Ranga Guru resmi tekrar şehrin en kalabalık meydanına bırakmasını istemiş. Ama bu defa yanına bir palet dolusu çeşitli renklerde yağlı boya, birkaç fırça ile birlikte insanlardan beğenmedikleri yerleri düzeltmesini rica eden bir yazı bırakmasını istemiş.

Racigi denileni yapmış. Birkaç gün sonra gittiği meydanda görmüş ki resmine hiç dokunulmamış, fırçalar da boyalar da bırakıldığı gibi duruyor. Çok sevinmiş ve koşarak Ranga Guru’ya gitmiş ve resme dokunulmadığını anlatmış.

Ranga Guru demiş ki; “Sevgili Racigi, sen ilk resminde insanlara fırsat verildiğinde ne kadar acımasız eleştirebileceklerini gördün. Hayatında resim yapmamış insanlar dahi gelip senin resmini karaladı. Oysa ikinci resminde onlardan hatalarını düzeltmelerini istedin, yapıcı olmalarını istedin. Şunu hiç unutma sevgili Racigi, kötü yönde eleştirmek kolaydır, yapıcı eleştiride bulunmak ise eğitim gerektirir.”

Anonim (Anonymous, La Edri)
0
1 sene 0 Cevaplar 149 görüntüleme 0