Kış gelmekte. Sessizliğe ve sarıya bürünmüş
yavaş yapraklarla devredildi bana
o muhteşem yazdırım.
Kardan bir kitabım,
geniş bir el, bir kır,
bekleyen bir çemberim ben,
dünyaya ve onun kışına aidim.
Canlandı dünyanın söylentileri ormanlarda,
sonra yanık yaraları misali kırmızı
çiçeklerle çılgına dönüp tutuştu buğday,
şarabın yazısını takdim etmek için
güz geldi sonra:
hepsi geçti gitti, yazın son kadehiydi
o firari gök,
ve o gezgin bulut sönüp gitti.
Balkonda bekledim, büsbütün mutsuzdum,
sanki dünyaya ve yalnız kalmış
sevgilimin üstüne kanatlarını yaymak için
çocukluğun bütün sarmaşıklarıyla gelmişti dün.
Bildim sarkacağını gülün
ve geçici şeftali çekirdeğinin
tekrar uyuyacağını ve kök salacağını:
ve bütün deniz kararıncaya
ve yanardöner gök külrengine dönünceye dek
bir bardak hava yüklendim.
Sessizliğinin derisi gerilmiş dünya
devam eder şimdi,
gevşeterek sorgusunu.
Fazla konuşmadan büyüdüm,
soğuk bir yağmur ve çanlarla sarmalanmış
bir uzaklıktan düştüm buraya:
dünyanın saf ölümüne borçluyum
ateşimin filizlenmesini.
Pablo Neruda
0
3 sene 0 Cevaplar 326 görüntüleme 0

Bir kış göğü gibi o saat alçalır ölüm,
Yalnız işitme duyusu kalır ortada.
Asya kentleri yürür dururlar,
Höyükler burnumda hızma.
Uzakta dev bir damla:Pırıl pırıl Pencap!
Tabanlarından kayıp duran sütunlar
Yitmiş bir geleceğin işaret parmakları:
Horasan uykusuna havlayan köpekler, Buhara.
Uzaklara bir bakışın vardı kafeteryada
Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.
Cemal Süreya
0
3 sene 0 Cevaplar 310 görüntüleme 0

Kışın en soğuk zamanında, ben nihayet içimde yenemediğim bir yaz olduğunu öğrendim.

Albert Camus
0
4 sene 0 Cevaplar 390 görüntüleme 0