Edirne kal’asıdır gördüğün hisar-ı mehib
Şu zirvesinde biten simsiyah ağaç da salib
Murad-ı evveli koynunda gezdiren tepeler
Nasıl rüku ediyor Ferdinand’a bak bu sefer
Bizim midir sanıyorsun şu yükselen bayrak?
Çeken Savof, Lala Şahin değil kuzum, iyi bak
Edirne! İşte o islamın ahenin suru
Edirne! İşte o şarkın cebin-i mağruru
İkinci aşr-ı tealisi Al-i Osman’ın
Birinci mevki-i feyyazı belki dünyanın
Edirne! İşte o şarkın demir kilidi
Sefil ayakları altında Bulgar’ın şimdi
Muzaffer ordusu hakkıyla(!) intikam alıyor
Kadın, kız, çoluk, çocuk, erkek ne bulsa parçalıyor
Bu katliama da razıyım ihtiram olsa
Harim-i dini de geçtik harim-i namusa
Şu dört minareli cami ki yoktu hiçbir eşi
Ki parlıyordu hilalinde sanatın güneşi
Salibi sineye çekmiş de bekliyor.Nevmid
Mehmed Akif Ersoy
0
3 sene 0 Cevaplar 287 görüntüleme 0

‘Barındırmaz mısın koynunda, ey toprak? ‘ derim, ‘yer pek’;
Döner, imdadı gökten beklerim, heyhat, ‘gök yüksek’.
Bunaldım kendi kendimden, zaman ıssız, mekan ıssız;
Ne vahşetlerde bir yoldaş, ne zulmetlerde tek yıldız!
Cihet yok: Sermedi bir seddi var karşında yeldanın;
Düşer, hüsrana, kalkar, ye’se çarpar serseri alnın!
Ocaksız, vahalar, çöller; sağır, vadiler, enginler;
Aran: Beynin döner boşlukta; haykır: Ses veren cinler!
Şu viran kubbe, yıllardır, sadadan dur, ışıktan dur;
İlahi, yok mu afakında bir ferdaya benzer nur?
Ne bitmez bir geceymiş! Nerden etmiş Şark’ı istila?
Değil canlar, cihanlar göçtü hilkatten, bunun, hala,
Ezer kabusu, üç yüz elli, dört yüz milyon imanı;
Boğar girdabı her devrinde milyarlarca samanı!
Asırlardır ki, İslam’ın bu her gün çiğnenen yurdu,
Asırlar geçti, hala bekliyor ferda-yı mev’udu!
O ferda, istemem, hiç doğmasın ‘ferda-yı mahşer’se…
Hayır, kudretli bir varlıkla mü’minler mübeşşerse;
Bu kat kat perdeler, bilmem, neden sıyrılmasın artık?
Niçin serpilmesin, hala, ufuklardan bir aydınlık?
O ‘aydınlık’ ki, sönmek bilmeyen ümmid-i işrakı,
‘Vücudundan peşiman, ölmek ister’ sandığın Şark’ı,
Füsünkar iltima’atıyle döndürmüş de şeydaya;
Sürükler, bunca yıllardır, o sevdadan bu sevdaya.
Hayır! Şark’ın, o hodgam olmayan Mecnun-i na-kamın,
Bütün dünyada bir Leyla’sı var: Atisi İslam’ın.
Nasıldır masiva, bilmez; onun fanisidir ancak;
Bugün, yadıyle müstağrak yarın, yadında müstağrak!
Gel ey Leyla, gel ey candan yakın canan, uzaklaşma!
Senin derdinle canlardan geçen Mecnun’la uğraşma!
Düşün: Biçarenin en kahraman, en gürbüz evladı,
Kimin uğrunda kurbandır ki, doğrandıkça doğrandı?
Şu yüz binlerce sönmüş yurda yangınlar veren kimdi?
Şu milyonlarca öksüz, dul kimin boynundadır şimdi?
Kimin boynundadır serden geçip berdar olan canlar?
Kimin uğrundadır, Leyla, o makteller, o zindanlar?
Helal olsun o kurbanlar, o kanlar, tek sen ey Leyla,
Görün bir kerrecik, ye’s etmeden Mecnun’u istila.
Niçin hilkat zemininden henüz yüksekte pervazın?
Şu topraklarda, şayed, yoksa hiç imkan-ı i’zazın,
Şafaklar ferş-i rahın, fecr-i sadıklar çerağındır;
Hilalim, göklerin kalbinde yer tutmuş, otağındır;
Ezanlar nevbetindir: İnletir eb’adı haşyetten;
Cihazındır alemler, kubbeler, inmiş meşiyyetten;
Cema’atler kölendiı: Ka’be’ler haclen… Gel ey Leyla;
Gel ey candan yakın canan ki gaiblerdesin, hala!
Bu nazın elverir, Leyla, in artık in ki baladan,
Müebbed bir bahar insin şu yanmış yurda, Mevla’dan.
Mehmed Akif Ersoy
0
3 sene 0 Cevaplar 272 görüntüleme 0

Siz bu rejimi devraldığınız zaman darağaçları kurdunuz, o (İnönü) zannınca bu memleketin sahibidir. Tek başına memlekete tesahüb ediyor (sahip çıkıyor) ve tek başına bu memleket hakkında konuşuyor. Bunu, bu hakkı nereden alıyor? Biz sizin gibi istila veya fetih hakkına dayanarak mı geldik bu iktidara?
Adnan Menderes
0
3 sene 0 Cevaplar 324 görüntüleme 0