Her şey yerli yerinde; havuz başında servi
Bir dolap gıcırdıyor uzaklarda durmadan,
Eşya aksetmiş gibi tılsımlı bir uykudan,
Sarmaşıklar ve böcek sesleri sarmış evi

Her şey yerli yerinde; masa, sürahi, bardak,
Serpilen aydınlıkta dalların arasından
Büyülenmiş bir ceylan gibi bakıyor zaman
Sessizlik dökülüyor bir yerde yaprak yaprak.

Biliyorum gölgede senin uyuduğunu
Bir deniz mağarası kadar kuytu ve serin
Hazların aleminde yumulmuş kirpiklerin
Yüzünde bir tebessüm bu ağır öğle sonu.

Belki rüyalarındır bu taze açmış güller,
Bu yumuşak aydınlık dalların tepesinde,
Bitmeyen aşk türkusü kumruların sesinde,
Rüyası ömrümüzün çünkü eşyaya siner.

Her şey yerli yerinde; bir dolap uzaklarda
Azapta bir ruh gibi gıcırdıyor durmadan,
Bir şeyler hatırlıyor belki maceramızdan
Kuru güz yaprakları uçuşuyor rüzgarda.

Ahmet Hamdi Tanpınar
0
4 sene 0 Cevaplar 476 görüntüleme 0

.Beni, gözlerin götürür
Gözlerin
Aşkla, acıyla…
Kuşatmışlar
Sesimi, soluğumu
Kesilmiş
Tuz-ekmek payım
Vurgunum
Ve darda,
Gözaltındayım.
Dal, kor keser
Penceremde açarsa
Kuş, vurulur
Üzerimden uçarsa.
Ve hal böyle böyle,
Yol bu yöndeyken
Gelir,
Ki her gelişinde
Daha da içten
Gelir,
Soluk soluğa
Benim olursun.
Amansız sarmasında
Kollarımın
Esrik,
Çığlık çığlığa
Erir, kar gibi vücudun…
Nicedir,
Kahpe ağzında
Bir salgın,
Bir deprem gibi künyemiz.
Nicedir,
Başımıza zindan dünyamız.
Biz ki
Yarınıyız halkın,
Umudu, yüzakıyız,
Hıncı, namusu…
Şafakları,
Taa şafakları
Hey canım,
Kalbim
Dinamit kuyusu…
Ahmed Arif
0
4 sene 0 Cevaplar 461 görüntüleme 0

Evet, denge ve uyumluluk acıyı azalttığı için iyi olabilir; ama belki de daha yüce bir ideale doğru ilerlemenizi engellediği için kötüdür.
Abraham Maslow (Harold)
0
4 sene 0 Cevaplar 431 görüntüleme 0

Eyvah ne yer ne yar kaldı,
Gönlüm dolu ah u zar kaldı.
Şimdi buradaydı gitti elden,
Gitti ebede gelip ezelden.
Ben gittim o haksar kaldı,
Bir köşede tarumar kaldı.
Baki o enisi dilden eyvah,
Beyrutta bir mezar kaldı.
Bildir bana nerde nerde Ya Rab,
Kim attı beni bu derde Ya Rab,
Nerde arayayım o dil rübayı,
Kimden sorayım bi-nevayı.
Derler ki unut o aşnayı,
Gitti tutarak reh-i bekayı.
Sığsın mı hayale bu hakikat,
Görsün mü gözüm bu macerayı?
Sür’atle nasıl da değişti halim,
Almaz bunu havsalam hayalim.
Çık Fatıma! lahdden kıyam et,
Yadımdaki haline devam et,
Ketm etme bu razı şöyle bir söz,
Ben isterim ah öyle bir söz.
Güller gibi meyl-i ibtisam et,
Dağı dile çare bul meram et,
Bir tatlı bakışla bir gülüşle,
Eyyamı hayatımı temam et.
Makber mi nedir şu gördüğüm yer,
Ya böyle reva mı ey cay-ı dilber.
Abdülhak Hamid Tarhan
0
4 sene 0 Cevaplar 491 görüntüleme 0