"Do��um" Hakkında Kim Ne Demiş?

Bir şekilde doğar, fakat bin bir şekilde ölürüz. 

Yugoslav Atasözü
Kategori: Genel
DoğumEcelHayatÖlümYaşam
Benzer Yazılar Yorumlar

Ana karnındaki çocuğa doğmak, dünyadan göçmektir.

Mevlana Celaleddin-i Rumi
Kategori: Genel
DoğmakDoğumDünyaÖlmekÖlüm
Benzer Yazılar Yorumlar

Aldığımız her nefes bizi sürekli etkisi altında olduğumuz ölüme doğru çeker.. Nihai olarak zafer ölümün olacaktır, çünkü doğumla birlikte ölüm zaten bizim kaderimiz olmuştur ve avını yutmadan önce onunla yalnızca kısa bir süre için oynar. Bununla birlikte, hayatımıza olabildiğince uzun bir süre için büyük bir ilgi ve özenle devam ederiz, tıpkı sonunda patlayacağından emin olsak da, olabildiğince uzun ve büyük bir sabun köpüğü üflememiz gibi.

Arthur Schopenhauer
Kategori: Genel
ÖlümHayatZaferDoğum
Benzer Yazılar Yorumlar

Ölümü ortadan kaldırırsanız, doğum gereğini de ortadan kaldırırsınız: Üremeyi sürdürürseniz, çocuklara yer açmak için sonunda yaşlıları öldürmek zorunda kalırsınız.

George Bernard Shaw
Kategori: Genel
ÖlümDoğum
Benzer Yazılar Yorumlar

Doğum yapan her şey dişidir. Kadınların ezelden beri bildiği kainatın dengelerini erkekler de anlamaya başladıkları zaman, dünya daha iyi bir dünya olmak üzere değişmeye başlamış olacaktır

Kızılderili Atasözü
Kategori: Atasözleri
KadınDoğumDünya
Benzer Yazılar Yorumlar

Doğum

(Leyla'nin doğumu için Mecnun'un sonradan söylediği) 

I. 

Çiğ düştü göklerden 
Ve bir bahar günü doğdun sen 

Güvercinler geçti menekşelerden 
Ve bir bahar günü doğdun sen 

Kendi kendine ayna olan nergislerden 
Leylakların gün doğuşu ürperişinden 
Zambakların kıyı kıyı bakışından 
Geldin sen 
Ve rüzgarlar karları süpürdüğünde 
Ve insanı çıldırtan kuş sesleri işitildiğinde 
Birdenbire aydınlandı annenin yüzü 
Ve bir bahar günü doğdun sen 

İlkin horozların gözüne göründün 
Dünyaya haber verdiler ötelerden 
Baban yeni dönmüştü eve ıraklardan 
Birden aydınlandı annenin yüzü 
Ve bir bahar günü doğdun sen 

Marta bakan biliyordu geleceğini 
Nisana bakan görüyordu alaca renklerini 
Kızıl ve yeşil seherini 
Mayısa bakan buldu seni 
Ve bir bahar günü doğdun sen 

Sana Leyla dedim Suna dedim şiirlerde şarkılarda 
Gerçek adın bir fısıltı gibi kaldı ağızlarda dudaklarda 
Çatlar yüreğim bir nar gibi o sırrı anar da 
Avunurum doğumundan gelen muştulu armağanlarla 
Melekler gökten geldi armağanlarla 
Ve bir bahar günü doğdun sen 

Bir bahar günü doğdun sen 
Baharın ta kendisi oldun sen 
Şimdi her baharda doğan çocuklarla 
Sen en aşılmaz boya tenlerinde saçlarında 
Sen görünür görünmez ufuklarda 
Karlar erir erir kaçar kaçar da 
Gökler yağmur biçiminde güler ağlar ağlar da 
Güneş öğünerek yansır yansır da sularda 
Gelirsin her baharda 
Bir diriliş gibi ölü dünyaya 
Ölüler gölgenden ateş ala ala 
Ekilip biçilip yankı yapa yapa 
Yaz sıcaklığından arta arta 
Birer birer çıktılar gönlümüzün aynasına tarlasına 
Ki bir bahar günü doğdun sen 

Güller dönüştüler yatak çarşaflarına 
Leylaklar yaklaştılar korka korka 
Nergisler benliğimizin ortasından baka 
Gelip fon oldular insanın 
Bir kere daha 
Sende yeniden yaratılışına 
Bir bahar hali yaratışına 

Bir bahar günü doğdun sen 
Baharın ta kendisi oldun sen 


II. 

Sonbahar benim ölümüm kırmızı kırmızı yanışım karaağaçlarda 
Senin ak doğumunu daha çok ortaya koymak için 
Toplayıp gelişim güzü bütün sarılarımla loşluklarımla 
Çürüyen solan evrenin karşı koyuşu 
Senin baharda doğusunun anısına 

Ah o ne sıtmadır güneşteki sıtma baharda 
Her an senin doğumun yaşamaktan gelen 
Ve güzün güneşte bir kuruyuş bir dağılma 
Benim ölümümden gelen haykırış ve ağlayışlarla 
Bir ömür boyu oldum salt ölüm kemiği 
Parlamak için senin doğumundan gelen fosforlarla 
Eve girmekte geç kalan çocuklar görecektir geceleri 
Aşk baharının sessiz direnişini 
yanıp duran ışıklarda 

Yaz güneşi biriktirdi biriktirdi 
Sonbahar yapraklarda delirdi 
Kış derin çizgileriyle devrildi 
Bahar gül tanklarıyla çiçek çağlayanlarıyla belirdi 
Ve bir bahar günü doğdun sen

Sezai Karakoç
Kategori: Şiirler
DoğumAşkMutlulukMevsim
Benzer Yazılar Yorumlar

Kütüphaneden...

Sanat eserinde sevdiğim, onun sakin oluşudur; kimse bizim kadar sükunet dilemiş endişeyi de sevmiş olamaz.

Andre Gide (Andre Paul Guillaume Gide)