Akşam, yine akşam, yine akşam, göllerde bu dem bir kamış olsam

Ahmed Haşim
Kategori: Genel
AkşamArzu
Benzer Yazılar Yorumlar

Büyük şiirlerin medhalleri, tunç kanatlı müstahkem şehir kapıları gibi sımsıkı kapalıdır, her el o kanatları itemez ve o kapılar bazen asırlarca insanlara kapalı durur

Ahmed Haşim
Kategori: Genel
ŞiirŞair
Benzer Yazılar Yorumlar

"Şiirler var ki sular gibi akşamla renklenir ve ağaçlar gibi mehtapla gölgelenir; güneşin ziyasında ise bu aynı şiirler, teneffüs edilmez bir buhar olur.

Ahmed Haşim
Kategori: Genel
Şiir
Benzer Yazılar Yorumlar

Aşık, yüz bulmayan adamdır.

Ahmed Haşim
Kategori: Genel
Aşık
Benzer Yazılar Yorumlar

Bizi en iyi bu adam anladı...

Günün birinde Ahmet Haşim tıraş olurken bir yandan da berberine bir şeyler anlatıyor. 
Berber bi vakit sonra: "Beyfendi söylediğiniz her kelimenin manasını biliyorum. fakat ne dediğinizi anlayamıyorum." der. 
Ahmet Haşim arkasını dönüp Yakup Kadri'ye:

"Gördün mü Yakup? bizi en iyi bu adam anladı." der.

Ahmed Haşim
Kategori: Nükteler
Anlamak
Benzer Yazılar Yorumlar

Hüzünde haz varsa, aşk o zaman vardır!

Ahmed Haşim
Kategori: Genel
HüzünAşkHaz
Benzer Yazılar Yorumlar

Aşk değişmeyince ölür.

Ahmed Haşim
Kategori: Genel
Aşk
Benzer Yazılar Yorumlar

Bizde hasta cezalandırılması gereken ve her türlü cefaya yaraşır bir suçludur

Ahmed Haşim
Kategori: Genel
Hasta
Benzer Yazılar Yorumlar

Zaman sonsuz bahçe ve saatler, orada açan, sağa ya da sola eğilen güneşten renkli çiçeklerdi.

Ahmed Haşim
Kategori: Genel
Zaman
Benzer Yazılar Yorumlar

Zeka; nar,ayva,portakal gibi geç renk ve koku kazanan bir sonbahar ürünüdür...

Ahmed Haşim
Kategori: Genel
Zeka
Benzer Yazılar Yorumlar

Denilebilir ki şiir, nesre kabil-i tahvil olmayan nazımdır.

Ahmed Haşim
Kategori: Genel
Şiir
Benzer Yazılar Yorumlar

Şair ne bir hakikat habercisi, ne bir belagatli insan, ne de bir vaz-ı kanundur. Şairin lisanı "nesir" gibi anlaşılmak için değil, fakat duyulmak üzere vücut bulmuş, musiki ile söz arasında, sözden ziyade musikiye yakın, mutavassıt bir lisandır.

Ahmed Haşim
Kategori: Genel
ŞairŞiir
Benzer Yazılar Yorumlar

Yalanı en güzel kullanmış olan eski şarklılardır

Ahmed Haşim
Kategori: Genel
YalanŞark
Benzer Yazılar Yorumlar

Anlamı için şiiri desmek, eti için bülbülü öldürmeye benzer

Ahmed Haşim
Kategori: Genel
ŞiirAnlam
Benzer Yazılar Yorumlar

En güzel şiirler, manalarını okuyucunun ruhundan alan şiirlerdir.

Ahmed Haşim
Kategori: Genel
ManaŞiir
Benzer Yazılar Yorumlar

Arkaya bakmadan, yere yuvarlanmaksızın istenilen istikamette kaç adım gidilebilir?

Ahmed Haşim
Kategori: Genel
İstikametGeçmiş
Benzer Yazılar Yorumlar

Büyük dinlenme zulmet denizine dalıp bir daha ışığa kavuşmamaktır.

Ahmed Haşim
Kategori: Genel
KaranlıkÖlümDinlenmek
Benzer Yazılar Yorumlar

Aşık, yüz bulamayan adamdır.

Ahmed Haşim
Kategori: Genel
Aşık
Benzer Yazılar Yorumlar

Ne yazık ki vücudun çökmesi aklın olgunluk dönemine rastlar.

Ahmed Haşim
Kategori: Genel
OlgunlukAkılYaşlanma
Benzer Yazılar Yorumlar

Fikirlerine emin mahfazalar bulamayan bir medeniyetin, tefekkür kabiliyetini kaybetmekte gecikmeyeceğinden hiç şüphe etmemelidir.

Ahmed Haşim
Kategori: Genel
TefekkürMedeniyetFikir
Benzer Yazılar Yorumlar

Yaşlıları gençlik, gençleri ise aşk ölüme götürür.

Ahmed Haşim
Kategori: Genel
YaşlılıkGençlikAşkHeves
Benzer Yazılar Yorumlar

Günün doğma saati, neşe ve umudun başlangıcıdır.

Ahmed Haşim
Kategori: Genel
BaşlangıçUmutNeşe
Benzer Yazılar Yorumlar

Namus kavramı, zaman, din, iklim, gelenek ve bilhassa giyim şekline göre değişen kararsız bir erdemdir.

Ahmed Haşim
Kategori: Genel
NamusDinErdemZamanGelenek
Benzer Yazılar Yorumlar

Acılar gece çözülür.

Ahmed Haşim
Kategori: Genel
AcıGeceYalnızlık
Benzer Yazılar Yorumlar

Güzel, yalanın çocuğudur.

Ahmed Haşim
Kategori: Genel
GüzellikYalan
Benzer Yazılar Yorumlar

Hayat, kitaba sığmayacak kadar geniştir.

Ahmed Haşim
Kategori: Genel
HayatKitap
Benzer Yazılar Yorumlar

Sevmeyi bilmeyen, ölmeyi bilmez.

Ahmed Haşim
Kategori: Genel
SevmekÖlmek
Benzer Yazılar Yorumlar

O Belde

Denizlerden 
Esen bu ince hava saçlarınla eğlensin. 
Bilsen 
Melal-i hasret ü gurbetle ufk-ı şama bakan 
Bu gözlerinle, bu hüznünle sen ne dilbersin! 
Ne sen, 
Ne ben, 
Ne de hüsnünde toplanan bu mesa, 
Ne de alam-ı fikre bir mersa: 
Olan bu mai deniz, 
Melali anlamayan nesle aşina: değiliz. 
Sana yalnIz bir ince taze kadın 
Bana yalnızca eski bir budala 
Diyen bugünkü beşer, 
Bu sefil iştiha, bu kirli nazar, 
Bulamaz sende, bende bir ma'na, 
Ne bu akşamda bir gam-ı nermin 
Ne de durgun denizde bir muğber 
Lerze-i istitar ü istiğna 
Sen ve ben 
Ve deniz 
Ve bu akşamki lerzesiz, sessiz 
Topluyor bu-yi ruhunu guya:. 
Uzak 
Ve mai gölgeli bir beldeden cüda kalarak 
Bu nefy ü hicre müebbed bu yerde mahkumuz... 
O belde? 
Durur menatık-ı duşize-yi tahayyülde; 
Mai bir akşam 
Eder üstünde daima aram; 
Eteklerinde deniz 
Döker ervaha bir sükün-ı menam. 
Kadınlar orda güzel, ince, saf, leylidir, 
Hepsinin gözlerinde hüznün var 
Hepsi hemşiredir veya hud yar; 
Dilde tenvim-i ıstırabı bilir 
DudaklarIndaki giryende buseler, yahud, 
O gözlerindeki nili süku:t-ı istifham 
Onların ruhu, şam-ı muğberden 
Mütekasif menekşelerdir ki 
Mütemadi sükun u samtı arar. 
Şu'le-i bi-ziya-yı hüzn-i kamer 
Mülteci sanki sade ellerine 
O kadar natüvan ki, ah, onlar, 
Onların hüzn-i lal ü müştereki, 
Sonra dalgın mesa, o hasta deniz 
Hepsi benzer o yerde birbirine... 
O belde 
Hangi bir kıt'a-i muhayyelde? 
Hangi bir nehr-i dur ile mahdud? 
Bir yalan yer midir veya mevcud 
Fakat bulunmayacak bir melaz-ı hulya mı? 
Bilmem... Yalnız 
Bildiğim, sen ve ben ve mai deniz 
Ve bu akşam ki eyliyor tehziz 
Bende evtar-ı hüzn ü ilhamı 
Uzak 
Ve mai gölgeli bir beldeden cüda kalarak 
Bu nefy ü hicre müebbed bu yerde mahkumuz

Ahmed Haşim
Kategori: Şiirler
GurbetHüzünHasretSürgünBelde
Benzer Yazılar Yorumlar

Merdiven

Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden 
Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak 
Ve bir zaman bakacaksın semaya ağlayarak 

Sular sarardı yüzün perde perde solmakta 
Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta 

Eğilmiş arza kanar muttasıl kanar güller 
Durur alev gibi dallarda kanlı bülbüller 
Sular mı yandı neden tunca benziyor mermer 

Bu bir lisan-ı hafidir ki ruha dolmakta 
Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta

Ahmed Haşim
Kategori: Şiirler
HayatÖmürSonbahar
Benzer Yazılar Yorumlar

Karanfil

Yarin dudağından getirilmiş 
Bir katre alevdir bu karanfil, 
Gönlüm acısından bunu bildi! 

Düştükçe vurulmuş gibi, yer yer 
Kızgın kokusundan kelebekler; 
Gönlüm ona pervane kesildi.

Ahmed Haşim
Kategori: Şiirler
GönülAşkKaranfilAşk Acısı
Benzer Yazılar Yorumlar

Gelmeden Evvel, Geldin, Birlikte

Kalbim 
Benim bir ormandı, 
İsimsiz, asude, 
Bir büyük orman; 
Ve gölgelerinde revan 
Olan hafi suların aks-i şevk-i müttaridi 
Dağıtırken sükutu bihude, 
Düşünürdüm ki, hangi gün, ne zaman, 
Ne zaman 
Girecektin o kalb-i mes'ude? 

Etmeden zehr-bad-ı fasl-ı elem 
Reng-i eşcar ü abı fersude, 
Dolacak mıydı seslerin, bilmem 
O tehi saye zar-ı mesdude? 

Sanki hicrana bir teselliydi 
Şeceristan-ı kalb içinde revan 
Olan hafi suların musiki-i nevmidi. 


GELDİN 

Bir gün 
Akşamın ölgün 
Duran o namütenahi ziya denizlerine 
Gark olan eşcar, 
Gark olan ovalar 
Oluyorken sükut ü hüzne makar 
Geldin alam-ı kalbi teskine 

Ey şebabın hayal-ı cavidi, 
O melul akşamın havası kadar 
Gelişin bir sükun-ı saridi... 


BİRLİKTE 

Bütün bizimçündür 
Nukuş-ı encüm-i vahdetle işlenen bir tül 
Gibi üstünde titreyen bu sema; 
Gecenin dallarında şimdi açan 
Bu kamer, 
Bu altın gül... 

Bütün bizimçündür 
Ne varsa aşk ile bidar-ı ra'şe, ya naim, 
Ne varsa aid olan leyl-i hande-me'nusa, 
Sana aid lebimdeki buse, 
Lebinin surh-ı bizevali benim.

Ahmed Haşim
Kategori:
KalpMusikiSükutBeklemek
Benzer Yazılar Yorumlar

Gece

Titreyen ellerimle penceremi 
Actim afaki leyle karsi... Yine 
Gecenin gölgeden manazirina 
Imtizac eylemis nücumü bahar... 

Sihri eb`at icinde simdi gümüs 
Bir sehap andiran miyah uyumus.. 
Kalbi seydayi leyl olan rüzgar 
Esiyor gölgelerde velvelekar... 

Ah o bir aski bi-tenahi mi 
Geceden, tudei manazirdan 
Yükselen rasei humarü buhar? 

Sanki hulyayi vasla müstagrak 
Sebi bir itri hisle doldurarak 
Dolasan, titresen kadinlardi... 

Sanki bir savti gaibü mühtez 
Kalbe bir aski bi-vefa yetmez 
'Seviniz, muttasil sevin! ' derdi

Ahmed Haşim
Kategori: Şiirler
Gece
Benzer Yazılar Yorumlar

Bülbül

Bir gamlı hazânın seherinde, 
Isrâra ne hâcet yine bülbül? 

Bil, kalbimizin bahçelerinde, 
Cân verdi senin söylediğin gül. 

Savrulmada gül şimdi havada, 
Gün doğmada bir başka ziyâda.

Ahmed Haşim
Kategori: Şiirler
HazanBülbül
Benzer Yazılar Yorumlar

Bir Yaz Gecesi Hatırası

İşveyle, fısıltıyla, gülüşle 
Olmuş sebi sevda yine bihap 
Oklar gibi saplanmada kalbe 
Düştükçe semadan yere mehtap... 

Buseyle kilitlenmiş ağızlar 
Gözler neler eyler neler israp! ... 
Uçmakta bu ateşli havada 
Vuslat demi bir kuş gibi bitap...

Ahmed Haşim
Kategori: Şiirler
GeceMehtapYaz Mevsimi
Benzer Yazılar Yorumlar

Bir Günün Sonunda Arzu

Yorgun gözümün halkalarında 
Güller gibi fecr oldu nümayan, 
Güller gibi... sonsuz, iri güller 
Güller ki kamıştan daha nalan; 
Gün doğdu yazık arkalarında! 
Altın kulelerden yine kuşlar 
Tekrarını ömrün eder ilân. 
Kuşlar mıdır onlar ki her akşam 
Alemlerimizden sefer eyler? 
Akşam, yine akşam, yine akşam 
Bir sırma kemerdir suya baksam; 
Üstümde sema kavs-i mutalsam! 
Akşam, yine akşam, yine akşam 
Göllerde bu dem bir kamış olsam! 

Ahmed Haşim
Kategori: Şiirler
GülDemYorgunluk
Benzer Yazılar Yorumlar

Bahçe

Bir Acem bahçesi, bir seccade 
Dolduran havzı ateşten bade. 
Ne kadar gamlı bu akşam vakti 
Bakışın benzemiyor mutade. 

Gök yeşil, yer sarı, mercan dallar 
Dalmış üstündeki kuşlar yâda. 
Bize bir zevk-i tahattur kaldı 
Bu sönen, gölgelenen dünyada.

Ahmed Haşim
Kategori: Şiirler
GamBahçe
Benzer Yazılar Yorumlar

Akşam Yine Toplandı Derinde

Canan gülüyor eski yerinde 
Canan ki gündüzleri gelmez 
Akşam görünür havuz üzerinde, 

Mehtab, kemer taze belinde 
Üstünde sema, gizli bir örtü 
Yıldızlar, onun gülüdür elinde...

Ahmed Haşim
Kategori: Şiirler
CananMehtap
Benzer Yazılar Yorumlar

Ağaç Şiiri

Gün bitti. Ağaçta neş'e söndü.
Yaprak âteş oldu. Kuş da yâkut.
Yaprakla kuşun parıltısından
Havzın suyu erguvâna döndü.

Ahmed Haşim
Kategori: Şiirler
HüzünAğaç
Benzer Yazılar Yorumlar

Son Sözü:

Bırakın canım şimdi bunları.

Ahmed Haşim
Kategori: Ünlülerin Son Sözleri
Benzer Yazılar Yorumlar

Fikir Yakalamak

Şahabettin Süleyman, bir gün Ahmed Haşim’e:

“Üç günden beri zihnimde önemli bir fikir saklıyorum,” dediğinde, Ahmet Haşim, O'nun fikir üretmedeki kısırlığını ima ederek şöyle demiş:

“Günahtır yahu, salıver gitsin şu fikri. Zavallıcık günlerden beri tek başına kim bilir ne kadar sıkılmıştır?”

Ahmed Haşim
Kategori: Nükteler
Fikir
Benzer Yazılar Yorumlar

Birbiriyle hiç evlenmemesi gereken kişiler aşıklardır.

Ahmed Haşim
Kategori: Genel
EvlilikAşk
Benzer Yazılar Yorumlar

Eti tadan köpek artık kuru ekmeğe dönmez.

Ahmed Haşim
Kategori: Genel
GörmekTatmak
Benzer Yazılar Yorumlar

Aşk, değişmeyince ölür.

Ahmed Haşim
Kategori: Genel
Aşk
Benzer Yazılar Yorumlar

Akıl, nar, ayva ve portakal gibi rengini ve kokusunu geç kazanan bir sonbahar ürünüdür.

Ahmed Haşim
Kategori: Genel
Akıl
Benzer Yazılar Yorumlar

Ahmed Haşim

Özgeçmiş

(D 1884, Bağdat - Ö 1933, İstanbul) Babasının Arabistan vilâyetlerindeki memuriyetleri sebebiyle düzensiz bir ilkokul tahsili gördü. Aynı sebepten dil olarak da sadece Arapçayı öğrendi. Annesinin ölümü üzerine 12 yaşında babasıyla birlikte İstanbul'a geldi. 1897'de Galatasaray Sultanîsi'ne yatılı olarak verildi. 1907'de mezun olunca Reji İdaresine memur olarak girdi. Bir taraftan da Mekteb-i Hukuk'a devam etti. I. Dünya Savaşı'ndaki askerliği (1914 - 1918) sırasında Anadolu'nun çeşitli yerlerini görme fırsatı buldu. 1924'te Paris'e, 1932'de de hastalığı sebebiyle Frankfurt'a gitti. Çeşitli yerlerde memur olarak çalışan Ahmet Hâşim, daha çok öğretmenlik yaptı. Sanâyi-i Nefise Mektebi'nde (Güzel Sanatlar Akademisi) mitoloji dersleri hocalığı ve Mülkiye Mektebi'ndeki Fransızca öğretmenliği görevlerine ölünceye kadar devam etti. Hâşim'in sanat ve edebiyata ilgisi Galatasaray Sultanîsi'nde başlar. Bilinen ilk manzumesi "Leyâl-i Aşkım" 1901'de "Mecmua-i Edebiyye"de yayınlandı. Bu dönemde Muallim Naci, Abdülhak Hâmid, Tevfik Fikret ve Cenab Şahabeddin'in tesiri altında kaldı. Son sınıfta iken Fransız şiirini ve sembolistleri tanıdı. Bundan sonra kendi şahsiyetini gösterdi ve ilk şiirlerini kitaplarına almadı. 1905 - 1908 yılları arasında yazdığı ve Piyâle kitabına aldığı "Şi'r-i Kamer" serisindeki şiirleri hayal zenginliği, iç ahenkteki kuvvet ve büyük telkin kabiliyeti ile dikkat çekti ve beğenildi. 1909'da kurulan Fecr-i Âtî'ye girdi. "Edebiyatı ideolojinin değil, estetiğin emrine vermek" prensibinden hareket eden Fecr-i Âtî grubunun yayın organı Servet-i Fünûn dergisinde şiirler yayınladı ve Servet-i Fünûn - Edebiyat-ı Cedide - topluluğuna yapılan hücumlara makaleleriyle katıldı. 1911'de yayınlanan Göl Saatleri adlı şiirleriyle haklı bir şöhret kazandı. Fecr-i Atî dağıldıktan sonra siyasî ve edebî akımların dışında kendisine has bir şiir ve nesir anlayışının tek temsilcisi olarak kaldı. Dış dünya gözlemlerini kendi prizmasından geçirerek anlatır; sonbahar, akşam kızıllığı ve karamsarlık önemli temalardır. Ahmet Haşim fıkraları, denemeleri ve gezi yazılarıyla da önemli bir yazardır. Düz yazılarında dili sade ve oldukça başarılıdır.