Tek vakit namazımı kaçırmaktansa, bin kere ölmeyi tercih ederim.

Abdülhakîm Arvâsî
Kategori: Genel
Namaz
Benzer Yazılar Yorumlar

Allahü Teala, her şeyi bir sebep altında yaratmaktadır. Bu sebeplere, iş yapabilecek tesir, kuvvet vermiştir. bu kuvvetlere, tabiat kuvvetleri, fizik, kimya ve biyoloji kanunları diyoruz. Bir iş yapmamız, bir şeyi elde etmemiz için, bu işin sebeplerine yapışmamız lazımdır. Mesela buğday hasıl olması için, tarlayı sürmek, ekmek, ekini biçmek lazımdır. insanların bütün hareketleri, işleri, Allahü Tealanın bu adeti içinde meydana gelmektedir. Allahü Teala sevdiği insanlara iyilik, ikram olmak için ve azılı düşmanlarını aldatmak için bunlara, adetini bozarak sebepsiz şeyler yaratıyor.

Abdülhakîm Arvâsî
Kategori: Genel
SebepYaratmak
Benzer Yazılar Yorumlar

Çeşitli, lezzetli yemeklerle ve tatlı, soğuk şerbetlerle bedenlerinizi rahat ve hoş tutunuz.

Abdülhakîm Arvâsî
Kategori: Genel
RahatlıkKeyifBedenYiyecekİçecek
Benzer Yazılar Yorumlar

Temiz ve yeni elbise giyiniz. gittiğiniz yerlerde, ahlakınızla, sözlerinizle, İslamın vakarını, kıymetini gösterdiğiniz gibi, giyiminizle de saygı ve ilgi toplayınız.

Abdülhakîm Arvâsî
Kategori: Genel
GiyimTemizlikSaygıİslamVakar
Benzer Yazılar Yorumlar

İslam dini, Allahü Tealanın, Cebrail ismindeki melek vasıtası ile, sevgili peygamberi Muhammed Aleyhisselama gönderdiği, insanların, dünyada ve ahirette rahat ve mesut olmalarını sağlayan, usul ve kaidelerdir. Bütün üstünlükler, faideli şeyler, İslamiyetin içindedir. Eski dinlerin görünür görünmez bütün iyiliklerini, İslamiyet, kendinde toplamıştır. Bütün saadetler, muvaffakiyetler ondadır. Yanılmayan, şaşırmayan, akılların kabul edeceği esaslardan ve ahlaktan ibarettir. Yaradılışında kusursuz olanlar onu reddetmez ve nefret etmez, İslamiyetin içinde hiçbir zarar yoktur. İslamiyetin dışında hiçbir menfaat yoktur ve olamaz.

Abdülhakîm Arvâsî
Kategori: Genel
İslamiyetDinAhiretMutlulukSaadetİman
Benzer Yazılar Yorumlar

Kur'an-ı Kerimden ve Peygamber Aleyhisselamın Hadis-i Şeriflerinden sonra en kıymetli kitap, İmam-ı Rabbani hazretlerinin (Kuddise Sirruh) Mektubat kitabıdır. Hanefi mezhebinde en mükemmel ve en kıymetli fıkh kitabı, İbn-i Abidin'in Dürrül-Muhtar Haşiyesidir. Şafiide Tuhfet-ül-Muhtac kitabıdır.

Abdülhakîm Arvâsî
Kategori: Genel
Kitap
Benzer Yazılar Yorumlar

Müslümanların öğrenmesi lazım olan bilgilere Ulum-i İslamiyye (Müslümanlık bilgileri) denir. İslam dininin emrettiği bu bilgileri Resulullah Aleyhisselam ikiye ayırmıştır. Biri, "Ulum-i Nakliyye", yani din bilgileri; diğeri "Ulum-i Akliyye" yani fen bilgileridir, buyurmuştur. Din bilgileri, dünyada ve ahirette, huzuru, saadeti kazandıran bilgilerdir.

Abdülhakîm Arvâsî
Kategori: Genel
DinBilgiMüslümanlıkİlim
Benzer Yazılar Yorumlar

İnsanı kaplayan sıkıntıların birinci sebebi, Hakk'a karşı şirk ve müşrikliktir. İlim ve fen ilerlediği halde, insanlığın ufuklarını sarmış olan fesat karanlığı hep şirkin, imansızlığın, vahdetsizliğin ve sevişmezliğin neticesidir. Beşeriyet ne kadar uğraşırsa uğraşsın, sevip sevilmedikçe, ıstırap ve felaketten kurtulamaz. Hakk'ı tanımadıkça, Hakk'ı sevmedikçe, Hak Tealayı hakim bilip, O’na kulluk etmedikçe, insanlar, birbiri ile sevişemez. Hak'dan ve hak yolundan başka her ne düşünülse, hepsi ayrılık ve perişanlık yoludur.

Abdülhakîm Arvâsî
Kategori: Genel
ŞirkSıkıntıİlimFelaketHakkKullukSevmek
Benzer Yazılar Yorumlar

Evliyanın sözünde rabbani tesir vardır.

Abdülhakîm Arvâsî
Kategori: Genel
SözEvliya
Benzer Yazılar Yorumlar

Büyüklerin sözü, sözlerin büyüğüdür.

Abdülhakîm Arvâsî
Kategori: Genel
BüyüklükSöz
Benzer Yazılar Yorumlar

Hak Tealanın hakimliğini tanıdığınız, emaneti ve emniyyeti bozmayarak çalıştığınız zaman, birbirinizi ne kadar sevecek, birbirinize ne kadar bağlı kardeşler olacaksınız. Sizin o kardeşliğinizden Allah'ın merhameti neler yaratacaktır. Kavuştuğunuz her nimet, hep Hakk'a imanın hasıl ettiği kardeşliğin neticesi ve Allahü Tealanın merhamet ve ihsanıdır. Gördüğünüz her musibet ve felaket de; hep kızgınlığın, nefretin ve düşmanlığın neticesidir. Bunlar ise hakkı tanımamanın, zulm ve haksızlık etmenin cezasıdır.

Abdülhakîm Arvâsî
Kategori: Genel
KardeşlikHakkİmanMerhametMusibet
Benzer Yazılar Yorumlar

Her peygamber, kendi zamanında, kendi mekanında, kendi kavminin hepsinden, her bakımdan üstündür. Muhammed Aleyhisselam ise her zamanda her memlekette, yani dünya yaratıldığı günden kıyamet kopuncaya kadar, gelmiş ve gelecek, bütün varlıkların, her bakımdan en üstünüdür. Hiç kimse, hiçbir bakımdan O'nun üstünde değildir. Bu olamayacak bir şey değildir. Dilediğini yapan, her istediğini yaratan, O'nu böyle yaratmıştır. Hiç bir insanın O'nu methedecek gücü yoktur. Hiçbir insanın O'nu tenkit edecek iktidarı yoktur.

Abdülhakîm Arvâsî
Kategori: Genel
PeygamberÜstünlükYaradılış
Benzer Yazılar Yorumlar

İstikamet kerametten üstündür.

Abdülhakîm Arvâsî
Kategori: Genel
Hedefİstikamet
Benzer Yazılar Yorumlar

Bilmek ve bildiğini yapmamak, henüz o şeyi tam bilmemek demektir.

Abdülhakîm Arvâsî
Kategori: Genel
BilmekYapmak
Benzer Yazılar Yorumlar

Allah’a malik olan neden mahrumdur, Allah’tan mahrum olan neye malik?.

Abdülhakîm Arvâsî
Kategori: Genel
Allah (C. C.)
Benzer Yazılar Yorumlar

Hatada ısrar etmek ahmaklıktır.

Abdülhakîm Arvâsî
Kategori: Atasözleri
AhmaklıkHata
Benzer Yazılar Yorumlar

İlim cehaleti kaldırır, fakat ahmaklığa bir şey yapamaz.

Abdülhakîm Arvâsî
Kategori: Genel
AhmaklıkCehalet
Benzer Yazılar Yorumlar

Abdülhakîm Arvâsî

Özgeçmiş

(D 1860 - Ö 1943) Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerinde ve Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk yıllarında yaşamıştır. Seyyid ve Hüseyin kolundandır. Moğol istilâsı sebebiyle Irak’tan Doğu Anadolu’ya yerleşmiş ve çok sayıda âlim yetiştirmiş bir aileye mensuptur. Halife Mustafa Efendi’nin oğludur. 1860’ta o zaman Hakkâri vilâyetinin merkezi olan ve şimdi Van'a bağlı Başkale kazasında doğdu. Bazı resmî evrakta doğum tarihi 1865 olarak görülür. Başkale’de iptidaiye ve rüşdiye mekteplerini bitirdi. Doğu Anadolu ve Irak’ın çeşitli beldelerindeki âlimlerden ilim öğrendi. 1879’da Arvas’ta Nakşî şeyhi Seyyid Fehîm Arvâsî’ye talebe oldu. Kendisinden 1882’de icâzetnâme (diploma) ve 1887’de de Nakşıbendî, Kâdirî, Çeştî, Kübrevî ve Sühreverdî tarikatlarından hilâfet alarak memleketine döndü. Başkale’de kendi parasıyla kurduğu medresede 29 sene talebe yetiştirdi. Anadolu ve İran sınırında çok beldeyi ziyaret ederek irşatta bulundu. Bu sebeple zamanın padişahı Sultan II. Abdülhamid tarafından taltif edildi. Necip Fazıl Kısakürek'in de manevî hocasıdır.