Çalışmayanın yemeye hakkı yoktur

Thessalonians II
Kategori: Genel
Çalışmak
Benzer Yazılar Yorumlar

Devletin görevi hizmet götürmek değil, hizmetin götürülmesini sağlamaktır

Mario Cuomo
Kategori: Genel
Devlet
Benzer Yazılar Yorumlar

Başkalarına sana davranılmasını istediğin gibi davran.

Domingo De Banez
Kategori: Genel
Davranış
Benzer Yazılar Yorumlar

İyi devletin amacı üretimi teşvik etmekte, kötü devletin amacı ise tüketimi teşvik etmekte yatmaktadır.

Jean Baptiste Say
Kategori: Genel
DevletTeşvikTüketimÜretim
Benzer Yazılar Yorumlar

Az bir borç insanı borçlu; büyük bir borç ise insanı düşman yapar.

Seneca (Lucius Annaeus)
Kategori: Genel
Borç
Benzer Yazılar Yorumlar

İnsanoğlu savaşa son vermelidir. Yoksa savaş insanoğluna son verecektir.

John F. Kennedy
Kategori: Genel
BarışSavaş
Benzer Yazılar Yorumlar

Sesli Film

Sesli film gerçekten ilginç bir keşif, ama ben bu modanın kısa süreceğine inanıyorum. Bir kez, her şeyden önce ses ve hareketin mutlak eşleştirilmesi hiçbir zaman mümkün olamayacaktır. Bir de unutmayalım, sinema tiyatro olamaz ve olmamalıdır.

(Sinema Mucidi Lumiere Kardeşler'den Louis- 1928)

Louis Lumiere
Kategori: Fiyasko Sözler- Gaflar
Sesli FilmFilm
Benzer Yazılar Yorumlar

Vicdan, insanın pusulasıdır.

Vincent Van Gogh
Kategori: Genel
VicdanPusula
Benzer Yazılar Yorumlar

Gülüş, ruhun hiç şaşmayan aynasıdır. Yalnız çocuklar kusursuz bir gülüşle gülmesini bilirler.

Dostoyevski (Fyodor Mikhailovich Dostoyevsky)
Kategori: Genel
GülümsemekÇocuklar
Benzer Yazılar Yorumlar

Çalım yemek:

 Futbolda çalım ile geçilmek.

Anonim (Anonymous, La-Edri)
Kategori: Deyimler
FutbolÇalım
Benzer Yazılar Yorumlar

Şiir okumanın hasadı ancak bilinmeyen eski ile tanışılmamış yeni arasında toplanır.

İsmet Özel
Kategori: Genel
ŞiirEskiYeni
Benzer Yazılar Yorumlar

Sanatsız sanayi barbarlıktır.

Oscar Wilde (Oscar Fingal O’Flahertie Wills Wilde)
Kategori: Genel
SanatSanayi
Benzer Yazılar Yorumlar

Nezaket organize edilmiş kayıtsızlıktır.

Paul Valery
Kategori: Genel
Nezaket
Benzer Yazılar Yorumlar

Genellikle en mükemmel olduğumuz anlarda gözümüze çarpan kendimiz olmaktan korkarız.

Abraham Maslow (Harold)
Kategori: Genel
Mükemmellik
Benzer Yazılar Yorumlar

Başkalarının zekasıyla cümle kuramazsınız; ama başkalarının cümleleriyle zeki görünebilirsiniz.

Aldous Huxley (Aldous Leonard Huxley, Aldoux Huxley)
Kategori: Genel
ZekaGörünüş
Benzer Yazılar Yorumlar

Para çoğunlukla pahalıya mal olur.

Ralph Waldo Emerson
Kategori: Genel
Para
Benzer Yazılar Yorumlar

 Ağzının içi yangın yerine dönmek:


 Ağzının tadı bozulmak, tat alma duyusunu yitirmek

Anonim (Anonymous, La-Edri)
Kategori: Deyimler
AğızTat
Benzer Yazılar Yorumlar

Hasta

- Bence Doktor, onu siz soyarak dinleyiniz; 
Hastalık çünkü değil öyle ehemmiyetsiz. 
Sade bir nezle-i sadriyyemi illet? Nerede? 
Çocuğun hali fenalaştı son günlerde, 
Ameliyata çıkarken sınıf on gün evvel, 
Bu da gelmez mi? Dedim 'Kim dedi, oğlum sana gel? 
Nöbet üstünde adam kaçmalı yorgunluktan; 
Hadi yavrum, hadi söz dinle de bir parça uzan.' 
O zamandan beridir za'fi terakki ediyor; 
Görünen: bir daha kalkınması artık pek zor; 
Uyku yokmuş; gece hep öksürüyormuş; ateşin 
Oluyormuş biraz dindiği 

- Ben zaten işin, 
Bir ay evvel biliyordum ne vahim olduğunu 
Bana ihtara ne hacet, a beyim. Simdi bunu? 
Maamafih yeniden bakalım dikkatle: 
Hükmü kat' i verelim, etmeye gelmez acele. 

- Çağırın hastayı gelsin. 

- Kapının perdesini, 

Açarak girdi o esnada düzeltip fesini, 
Bir uzun boylu çocuk.. Lakin o bir levha idi..! 
Öyle bir levha-i rikkat ki unutmam ebedi, 
Rengi uçmuş yüzünün, gözleri çökmüş içeri. 
Elmacıklar iki baştan çıkıvermiş ileri. 
O şakaklar göçerek cepheyi yandan sıkmış; 
Fırlamış alnı, damarlarla beraber çıkmış, 
Bet-beniz kül gibi olmuş uçarak nur-i şebâb; 
O yanaklar iki solgun güle dönmüş, bitâb! 
O dudaklar morarıp kavlamış artık derisi; 
Uzamış saç gibi kirpiklerinin her birisi! 
Kafa yük gibi kesilip boynuna, çökmüş bağrı; 
İki değnek gibi yükselmiş omuzlar yukarı. 

- Otur oğlum seni dikkatlice bir dinleyelim … 

Soyun evvelce, fakat … 

- Siz soyunuz yok halim! 

Soydu bîçâreyi üç-beş kişi birden, o zaman 
Aldı bir heykeli uryân-i sefalet meydan 
Yok bu kemik külçesinin dinlenecek bir ciheti: 
' Bakmasak hastayı nevmid ederiz belki ' diye; 
Çocuğun göğsüne yaklaştım biraz dinlemeye: 
Öksür Oğlum … Nefes al…Oldu, giyin; 
Bakayım nabzına... A’ la... Sana yavrum, kodein 
Yazayım, öksürüyorsun, O, keser, pek iyidir… 
Arsenik hapları al, söylerim eczacı verir. 
Hadi git, kendine iyi bak… 

- Nasıl ettin doktor? 

- Edecek yok, çocuk artık yola girmiş, gidiyor! 

Sol taraftan rienin zirvesi tekmil çürümüş; 
Hastalık seyr-i tabiisini almış yürümüş. 
Devri salisteki asarı o mel'un marazin Var tamamıyle, değil hiçbir eksik arazin. 
Bütün a'raz, sehikiyle, zefiriyle… 

- Yeter! 
Hastanın çehresi meydan da! İnsanda meğer 
Olmasın his denilen şey.. O değil, lakin biz 
Bunu ' Tebdil-i hava ' derde nasıl göndeririz? 
Surda üç-beş günü var.. Gönderelim Yolda ölür…. 
' Git! ' demek, hem, düşünürsek ne büyük bir zuldür! 
Hadi göndermeyelim.. Var mı fakat imkanı? 
Kime dert anlatırız? Bulsan a derdi anlayanı! 

- Sözünüz doğru, Müdür bey; ne yapıp yapmalı; tek 
Bu çocuk gitmelidir. Çünkü eminim, pek pek, 
Daha bir hafta yasar, sonra sirayet de olur; 
Böyle bir hastayı gönderse de mektep ma'zur. 

- Bir mübaşşir çağırın. 

- Buyrun efendim. 

- Bana bak: 

Hastanın gitmesi herhalde muvafık olacak. 
' Sana tebdil-i hava tavsiye etmiş doktor. 
Gezmiş olsan açılırsın..' diye bir fikrini sor. 
' İstemem! ' de o fakat dinleme, iknaa çalış; 
Kim bilir, belki de biçare çocuk anlamamış? 

- Şimdi tebdil-i hava var mı benim istediğim? 
Bırakın halime artık beni, rahat öleyim! 
Üç buçuk yıl bana katlandı bu mektep, üç gün 
Daha katlansa kıyamet mi kopar? Hem ne içün 
Beni yıllarca barındırmış olan bir yerden. 
' Öleceksin! ' diye koğmak? Bu koğulmaktır. Ben, 
Kimsesiz bir çocuğum nerde gider yer bulurum? 
Etmeyin sokaklarda perişan olurum! 
Anam ölmüş babamın bilmiyorum hiç yüzünü; 

Sanki atideki mevhum refahım giderek, 
Onu çalkandığı hüsranlar, içinden çekecek! 
Kardeşim kurduğun amali devirmekte ölüm; 
Beni göm hurfe-i nisyana, ben artık öldüm! 
Hangi bir derdim için ağlıyayım, bilmiyorum. 
Döktüğüm yaşları çok görmeyiniz; mağdurum! 
O kadar sa'y-i beliğin bu sefalet mi sonu? 
Biri evvelce eğer söylemiş olsaydı bunu, 
Çalışıp ömrümü çılgınca heba etmezdim, 
Ben bu müstakbele mazimi feda etmezdim! 
Merhamet bilmeyen insanlara bak, Yarabbi, 
Koğuyorlar beni bir sail-i avere gibi! 

- Seni bir kerre koğan yok, bu sözün pek haksız. 
' İstemem yollamayın ' dersen eğer, kal, yalnız.. 
Hastasın.. 

- Hem Verem'im! Söyle, ne var saklayacak! 

- Yok canim, öyle değil… 

- Öyle ya herkes ahmak, 

Bırakırlar mi, eğer gitmemiş olsam acaba? 
Doğrudur gitmeliyim.. Koşturunuz bir araba. 
Son sınıftan iki vicdanlı refikin koluna 
Dayanıp çıktı o biçare, sefalet yoluna. 
Atarak arkaya bir lemba-i lebriz-i elem, Onu teb'id edecek paytona yaklaştı ' Verem'! 
Tuttu bindirdi çocuklar sararak her yerini, 
Öptüler girye-i matem dökerek gözlerini; 

- Çekiver doğruca istasyona …. 

- Yok, yok, beni ta, 

Götür İstanbul’a bir yerde bırak ki; guraba, 
- Kimsenin onlara aldırmadığı bir sırada - 
Uzanıp ölmeye bir şilte bulurlar orada!

Mehmed Akif Ersoy
Kategori: Şiirler
HastalıkHasta
Benzer Yazılar Yorumlar

Kendimize kim olduğumuzu hatırlatmak için hepimizin aynalara ihtiyacı var.

Memento Filmi
Kategori: Film Replikleri
AynaKimlikKim
Benzer Yazılar Yorumlar

Nerede bir türkü söyleyen görürsen korkma yanına otur. Çünkü kötü insanların türküleri yoktur.

Neşet Ertaş
Kategori: Genel
Türkü
Benzer Yazılar Yorumlar

Kütüphaneden...

Kendimizden ne kadar habersiz olduğumuzu, yazdıklarımızı tekrar okurken anlarız.

Paul Valery