Dil ve müziğin yanı sıra matematik, insan zekasının üretkenliği ortaya koyduğu başlıca alanlardandır.

Hermann Weyl
Kategori: Genel
DilMatematikMüzikZekaÜretkenlik
Benzer Yazılar Yorumlar

Demokrasinin bütün hastalıkları daha fazla demokrasi ile tedavi edilir.

Alfred Smith (Alfred Emanuel Al Smith)
Kategori: Genel
Demokrasi
Benzer Yazılar Yorumlar

Kim bana hiç kimseden bir şey istemeyeceğine dair söz verirse cennete gireceğine ona kefil olurum.

Hz. Muhammed (S.A.V.)
Kategori: Genel
İstemek
Benzer Yazılar Yorumlar

Bazı yıkılışlar daha parlak kalkınışların teşvikçisidir.

William Shakespeare
Kategori: Genel
KalkınmaYıkılış
Benzer Yazılar Yorumlar

Ben bilmediğimi bildiğim için, öteki insanlardan akıllıyım.

Sokrates
Kategori: Genel
BilmekBilmemek
Benzer Yazılar Yorumlar

Her insan öfkelenir, bu kolaydır fakat tam adamına, tam ölçüsünde, tam zamanında, tam yerinde ve tam usulünde öfkelenmek, ne herkesin kudretindedir, ne de kolaydır.

Aristo
Kategori: Genel
KızmakÖfkeÖfkelenmekSinirlenmek
Benzer Yazılar Yorumlar

Sanatımız, gözümüzün gerçekle kamaşmasıdır. Geri geri kaçan ucube maskelere vuran ışıktır gerçek, başka bir şey değil.

Franz Kafka
Kategori: Genel
SanatGerçekIşıkMaskeUcube
Benzer Yazılar Yorumlar

Ahiret Yolu

Sokakta sâde bir ‘âmîn! ‘ sadâsıdır gidiyor:
mahalle halkı birikmiş, imam duâ ediyor.
basık bir ev; kapının iç yanında bir tâbût,
başında çınlayan âvâzı dinliyor, mebhût;
denildi: ‘fâtiha! ‘; âmîni kestiler bu sefer,
göğüsler inledi, derken, açık duran eller,
hazîn alınları bir kerre okşayıp indi;
deminki zemzemeler bir zaman için dindi.
duyuldu sonra imâmın nidâ-yı mağmûmu,
diyordu:
- söyleyin allâh için şu merhûmu,
nasıl bilirsiniz ey müslümanlar?
- iyi biliriz!
-yarın huzûr-i ilâhîde toplanıp hepiniz,
bu yolda hüsn-i şehâdet edersiniz ya?
- evet!
- imâm efendi, helâllık da iste, merhamet et…
- helâl edin hadi öyleyse şimdi hakkınızı.
- helâl edin hadi bekletmeyin adamcağızı!

cemâatin yüreğinden kopup ‘helâl olsun! ‘
nidâ-yı saffeti, birden cenâze, ah-ı derûn,
misâli uğradı evden; fezâda yükseldi
içerde başladı bir cûş-i nevhadır şimdi;
baş örtüsüyle kadınlargözüktü pencereden:
-bıraktın öyle mi, en sonra kardeşim, bizi sen!
-yıkıldı dostlar evim, barkım… ah gitti kocam! ..
-dayım melek gibi insandı; ben nasıl yanmam!
-tamam otuz senedir komşuyuz da bir kerre,
kızıp da ‘ey! ‘ demiş insan değildi, hemşîre!
-zavallı remziye! boynun büküldü evlâdım…
-babam ne oldu?
-baban… öldü.
-etme ayşe hanım,
bu söylenir mi ya? hicrân olur zavallı kıza…
ayol, şu öksüzü bir parçacık avutsanıza…
açın da cumbayı etrâfa baksın ağlamasın…

göründü cumbada baktım ki tombalak, sanşın,
sevimli bir küçücek kız… beiinde ancak var.
donuk yanakları üstünde parlayan yaşlar,
zavallının eriyen ruh-i bî-günâhı idi.
benim o mersiye yâdımda ağlıyor ebedî.
sefine pâre ki sırtında mevc-i bî-hissin,
yüzer… önünde ademden nişâne bir engin,
çeker durur onu sâhil-cüdâ açıklarına;
bakar mı bir taşın üstünde durmuş ağlıyana?
cenâze dûş-i cemâatte çalkalandıkça,
o tahta pâreye benzerdi, düşmüş emvâca.
nasıl duyar ki uzaklarda inleyen kadını?
nasıl görür ki yetîmin huruş eden yaşını?
bu hây ü hûy-i kıyâmet-nümûn içinde söner,
samîm-i hilkati sûzân eden enîn-i beşer.

değilmiş öyle geniş nâlenin hudûdu meğer:
sokak bitip dönülürken kesildi mâtemler.
o tahta pâre-i câmid, o iğbirâr-ı samût,
güzer-gehindeki eşbâhı bir mehîb sükût
içinde haşr ederek dalgalarla seyrediyor;
zemîne bakmıyor artık semâ deyip gidiyor.
bu mahmilin neye sık sık değişsin efrâdı?
suâli fikre büyük bir hakîkat anlattı:
evet bekâ ezecek cism-i zâr-ı fânîyi,
vücûd çekmiyecek ömr-i câvidânîyi,
bu bâr-ı müdhişin altında titreyip dizler,
dayanmıyor üç adımdan ziyâde dûş-i beşer!
ağır ağırgidiyorken cenâze kâfilesi,
nihâyet oldu musallâ birinci merhalesi.
çıkınca üstüne son minberin hatîb-i memât,
açıldı dîde-i im’âna perde perde hayât.
*******
senin en son serîrindir şu bî pervâ uzanmış taş;
ki nermin hâb-gâhından çıkar, bir gün vurursun baş!
elinden yok halâs imkânı, mâdâme’l-hayât uğraş…
o, mutlak sedd-i râhındır, aşılmaz.. muktedirsen aş! ‘

musallâ: müncemid bir mevcidir eşk-i yetîmânın;
musallâ: ahıdır, berceste, mâtem-zâr-ı dünyânın;
musallâ: minber-i teblîğidir dünyâda, ukbânın;
musallâ-: ders-i ibrettir durur pîşinde, irfânın.

bu minberden iner nâsûta en müdhiş hakîkatler,
bu yerden yükselir lâhûta en hâlis kanâ’atler.
civârından geçer zulmette bî pâyan hayâletler:
kefen-ber-dûş geçmişler, kalan üryan sefâletler!

babam, kardeşlerim, evlâdım, annem… belki bunlardan
muazzez bildiğim kıymetli birçok yâr-ı can el’ân
bu taştan atfeder zanneylerim dünyâya son im’ân…
benim rûhum bu heykelden duyar hâmûş bin efgân!
serîr-i saltanatlar devrilir, alt üst olur dünyâ;
müşeyyed bürc ü bârülar düşer bir bir, bu taş hâlâ,
zamânın dest-i tahrîbiyle, durmuş, eyler istihzâ;
bütün mevcûda hâkim bir adem timsâlidir gûyâ.

namaz kılındı; duâ bitti. kârban, yoluna
düzüldü taht-ı memâtın girip birer koluna.
yarım sâat henüz olmuştu. yolcular durdu;
demek ki; komşusu dünyânın âhiret yurdu.
cenâze indi omuzdan yavaş yavaş, sonra,
sokuldu servilerin ortasında bir çukura,
atıldı üstüne üç beş kürek kemikli çamur
kabardı toprağın altında bir an, bir ur!
evet, çıban, ki yatan duymuyorsa dehşetini,
dönün de arkadakinden sorun fecâ’atini·
sükûn içinde uyurken şu bir yığın toprak
ilel’ebed o küçük rûh çırpınıp duracak! 

Mehmed Akif Ersoy
Kategori: Şiirler
ÖlümCenazeAhiretRiyaMatem
Benzer Yazılar Yorumlar

Gençliğimden bu yana et yenilmesine karşıyım. Bir gün insanların hayvanları öldürmeyi tıpkı insan öldürmek gibi cinayet kabul edeceğine inanıyorum.

Leonardo Da Vinci
Kategori: Genel
VejetaryenlikVejetaryen
Benzer Yazılar Yorumlar

Allah’'ın günü:

 hemen hemen her gün.

Anonim (Anonymous, La-Edri)
Kategori: Deyimler
DaimaHergün
Benzer Yazılar Yorumlar

Dalalete düşmek:

Doğru yoldan ayrılmak, sapkınlık etmek.

Anonim (Anonymous, La-Edri)
Kategori: Deyimler
SapkınlıkYoldan Çıkmak
Benzer Yazılar Yorumlar

Bir damla mürekkep bir milyon kişiyi düşündürebilir.

George Gordon Byron
Kategori: Genel
Yazmakİlim
Benzer Yazılar Yorumlar

Gerçek dost kişinin başarılarını paylaşabilendir. Rafine kişilik gerektirir.

Oscar Wilde (Oscar Fingal O’Flahertie Wills Wilde)
Kategori: Genel
DostPaylaşmak
Benzer Yazılar Yorumlar

O kadar zekiyim ki, bazen söylediğim şeylerden tek bir kelime bile anlamıyorum.

Oscar Wilde (Oscar Fingal O’Flahertie Wills Wilde)
Kategori: Genel
ZekaZekiAnlamak
Benzer Yazılar Yorumlar

Boğazı kurumak


 Çok susamak

Anonim (Anonymous, La-Edri)
Kategori: Deyimler
Susamak
Benzer Yazılar Yorumlar

Sufîler ahirete göre akıllı, dünyaya göre delidirler.

Abdülkadir Geylani
Kategori: Genel
SufiDeliAkıllıDünyaAhiret
Benzer Yazılar Yorumlar

Uykuyu hafif bir ölüm, ölümü de ağır bir uyku bil.

Muhammed İkbal
Kategori: Genel
ÖlümUyku
Benzer Yazılar Yorumlar

En büyük mutsuzluk sevilmemiş olmak değil, sevmemektir

Albert Camus
Kategori: Genel
MutsuzlukSevmekSevilmek
Benzer Yazılar Yorumlar

Doğruyu deliler ve çocuklar söyler.

Alman Atasözü
Kategori: Atasözleri
DoğruDeliÇocuklar
Benzer Yazılar Yorumlar

Korkun seni mahkum eder, umudun seni özgür bırakır.

Esaretin Bedeli (The Shawshank Redemption) Filmi
Kategori: Film Replikleri
KorkuUmutÜmitÖzgürlükÖzgür
Benzer Yazılar Yorumlar

Kütüphaneden...

Bir kişi tanımıyorum ki, tanınmasını sevsin de bu yüzden dini gidip rezil olmasın.

Bişr-i Hafi