Hepimiz kahkahalarımızı gözyaşlarımızla ödüyoruz

Peyami Safa
Kategori: Genel
GülmekKahkaha
Benzer Yazılar Yorumlar

Başlayan yarısını başarmış demektir.

Horas (Horace)
Kategori: Genel
Başlamak
Benzer Yazılar Yorumlar

Acımanın gözyaşları, siz, merhametsiz öpüşleri utandırıyorsunuz.

Andre Suares
Kategori: Genel
AcımakMerhamet
Benzer Yazılar Yorumlar

Gönül bir yokluktan dolayı ağlasa, can Hak Teala'yı bulmaktan güler.

Ebu Süleyman Darani
Kategori: Genel
Can
Benzer Yazılar Yorumlar

Mal, sadakalar vermekle hiç eksilmez. Hayırlarda bulunmak, malı yitmekten korur.

Mevlana Celaleddin-i Rumi
Kategori: Genel
Hayır YapmakMalSadaka
Benzer Yazılar Yorumlar

Hep öç almayı kuran bir kimsenin yarası, kapanacağına işler.

Francis Bacon
Kategori: Genel
İntikamÖçÖç Almak
Benzer Yazılar Yorumlar

Savaşımı kelimelerle vermeyi yeğledim ve kelimelerle saldırdım düşmanlarıma.

Malcolm X (Hacı Malik el-Şahbaz)
Kategori: Genel
SavaşKelimeDüşman
Benzer Yazılar Yorumlar

Sis

Sarmış ufuklarını senin gene inatçı bir duman, 
beyaz bir karanlık ki, gittikçe artan 
ağırlığının altında herşey silinmiş gibi, 
bütün tablolar tozlu bir yoğunlukla örtülü; 
tozlu ve heybetli bir yoğunluk ki, bakanlar 
onun derinliğine iyice sokulamaz, korkar! 
Ama bu derin karanlık örtü sana çok lâyık; 
lâyık bu örtünüş sana, ey zulümlér sâhası! 
Ey zulümler sâhası... Evet, ey parlak alan, 
ey fâcialarla donanan ışıklı ve ihtişamlı sâha! 
Ey parlaklığın ve ihtişâmın beşiği ve mezarı olan, 
Doğu’nun öteden beri imrenilen eski kıralıçesi! 
Ey kanlı sevişmeleri titremeden, tiksinmeden 
sefahate susamış bağrında yaşatan. 
Ey Marmara’nın mavi kucaklayışı içinde 
sanki ölmüş gibi dalgın uyuyan canlı yığın. 
Ey köhne Bizans, ey koca büyüleyici bunak, 
ey bin kocadan artakalan dul kız; 
güzelliğindeki tâzelik büyüsü henüz besbelli, 
sana bakan gözler hâlâ üstüne titriyor. 
Dışarıdan, uzaktan açılan gözlere, süzgün 
iki lâcivert gözünle nekadar canayakın görünüyorsun! 
Canayakın, hem de en kirli kadınlar gibi; 
içerinde coşan ağıtların hiç birine aldırış etmeden. 
Sanki bir hâin el, daha sen şehir olarak kuruluyorken, 
lânetin zehirli suyunu yapına katmış gibi! 
Zerrelerinde hep riyakârlığın pislikleri dalgalanır, 
İçerinde temiz bir zerre aslâ bulamazsın. 
Hep riyânın çirkefi; hasedin, kârgüdmenin çirkeflikleri; 
Yalnız işte bu... Ve sanki hep bunlarla yükselinecek. 
Milyonla barındırdığın insan kılıklarından 
Parlak ve temiz alınlı kaç adam çıkar? 

Örtün, evet ey felâket sahnesi... Örtün artık ey şehir; 
örtün, ve sonsuz uyu, ey dünyanın koca kahbesi! 
Ey debdebeler, tantanalar, şanlar, alaylar; 
Kaatil kuleler, kal’ali ve zindanlı saraylar. 
Ey hâtıraların kurşun kaplı kümbetlerini andıran, câmîler; 
ey bağlanmış birer dev gibi duran mağrur sütunlar ki, 
geçmişleri geleceklere anlatmıya memurdur; 
ey dişleri düşmüş, sırıtan sur kafilesi. 
Ey kubbeler, ey şanlı dilek evleri; 
ey doğruluğun sözlerini taşıyan minâreler. 
Ey basık tavanlı medreseler, mahkemecikler; 
ey servilerin kara gölgelerinde birer yer 
edinen nice bin sabırlı dilenci gürûhu; 
“Geçmişlere Rahmet! ” diye yazılı kabir taşları. 
Ey türbeler, ey herbiri velvele koparan bir hâtıra 
canlandırdığı halde sessiz ve sadâsız yatan dedeler! 
Ey tozla çamurun çarpıştığı eski sokaklar; 
ey her açılan gediği bir vak’a sayıklıyan 
vîrâneler, ey azılıların uykuya girdikleri yer. 
Ey kapkara damlariyle ayağa kalkmış birer mâtemi 
sembole eden harap ve sessiz evler; 
ey herbiri bir leyleğe yahut bir çaylağa yuva olan 
kederli ocaklar ki, bütün acılıklariyle somutmuş, 
ve yıllardır tütmek ne... çoktan unutulmuş! 
Ey mîdelerin zorlaması zehirinden ötürü 
her aşâlığı yiyip yutan köhne ağızlar! 
Ey tabi’atin gürlükleri ve nimetleriyle dolu 
bir hayata sâhip iken, aç, işsiz ve verimsiz kalıp 
her nâmeti, bütün gürlükleri, hep kurtuluş sebeplerini 
gökten dilenen tevekkül zilleti ki.. sahtadir! 
Ey köpek havlamaları, ey konuşma şerefiyle yükselmiş 
olan insanda şu nankörlüğe lânet yağdıran feryât! 
Ey faydasız ağlayışlar, ey zehirli gülüşler; 
ey eksinlik ve kaderin açık ifadesi, nefretli bakışlar! 
Ey ancak masalların tanıdığı bir hâtıra: Nâmus; 
ey adamı ikbâl kıblesine götüren yol: Ayak öpme yolu. 
Ey silahlı korku ki, öksüz ve dulların ağzındaki 
her tâlih şikayeti yapageldiğin yıkımlardan ötürüdür! 
Ey bir adamı korumak ve hürriyete kavuşturmak için 
yalnız teneffüs hakkı veren kanun masalı! 
Ey tutulmıyan vaitler, ey sonsuz muhakkak yalan, 
ey mahkemelerden biteviye kovulan “hak”! 
Ey en şiddetlikuşkularla duygusu kö¨rleşerek 
vicdanlara uzatılan gizli kulaklar; 
ey işitilmek korkusuyle kilitlenmiş ağızlar. 
Ey nefret edilen, hakîr görülen millî gayret! 
Ey kılıç ve kalem, ey iki siyasî mahkûm; 
ey fazilet ve nezâketin payı, ey çoktan unutulan bu çehre! 
Ey korku ağırlığından iki büklüm gemeye alışmış 
zengin – fakir herkes, meşhur koca bir millet! 
Ey eğilmiş esir baş, ki ak-pak, fakat iğrenç; 
ey tâze kadın, ey onu tâkîbe koşan genç! 
Ey hicran üzgünü ana, ey küskün karı-koca; 
ey kimsesiz; âvâre çocuklar... Hele sizler, 
hele sizler... 

Örtün, evet, ey felâket sahnesi... Örtün artık ey şehir; 
Örtün, ve sonsuz uyu, ey dünyanın koca kahpesi! 

Tevfik Fikret
Kategori: Şiirler
SisŞehirFelaket
Benzer Yazılar Yorumlar

Seksen yaşında doğup yavaş yavaş onsekizine doğru ilerlesek; yaşam sonsuz mutluluk olurdu.

Mark Twain
Kategori: Genel
ZamanGençleşmek
Benzer Yazılar Yorumlar

Nasıl yaşamam gerektiğini anlamaya başladığımda, nasıl ölmekte olduğumu gördüm.

Leonardo Da Vinci
Kategori: Genel
YaşamakÖlmek
Benzer Yazılar Yorumlar

Satranç hayat gibidir. Her parçanın kendi işlevi vardır. Bazıları zayıftır, bazıları ise güçlü. Bazıları oyunun başında işine yarar, bazılarıysa sonunda. Ama kazanmak için hepsini kullanmak zorundasın. Aynen hayatta olduğu gibi, satrançta da skor tutulmaz. On parçanı kaybedip yine de kazanabilirsin oyunu.

Adam Fawer
Kategori: Genel
HayatStratejiSatranç
Benzer Yazılar Yorumlar

Yasa dışı bir iş yapmadan önce iyi bir avukata danışın.

George Bernard Shaw
Kategori: Genel
Suç İşlemek
Benzer Yazılar Yorumlar

Uykudayken yaptıklarını unuttukları gibi, uyanıkken yaptıklarını da bilmiyorlar.

Heraklitus
Kategori: Genel
BilinçFarkındalıkUyku
Benzer Yazılar Yorumlar

Gelecek için yapılan en iyi hazırlık, bugünden mükemmele ulaşmaktır.

William Osler
Kategori: Genel
GelecekHazırlık
Benzer Yazılar Yorumlar

Bilgi arttıkça huzursuzluk da artar.

Johann Wolfgang Von Goethe
Kategori: Genel
BilgiHuzursuzluk
Benzer Yazılar Yorumlar

Çocukluğum uzak bir ülke gibi. Daha doğrusu göğü açık bir günde dağlara bakmak gibi...

Aliya İzzetbegoviç (Bilge Kral, Alija İzetbegovic)
Kategori: Genel
ÇocuklukAnı
Benzer Yazılar Yorumlar

Herkes en az bir konuda senin bilmediğin bir şey biliyor.

Ralph Waldo Emerson
Kategori: Genel
Bilmek
Benzer Yazılar Yorumlar

Adalet yorumlarımız saatlerimize benzer.Çoğu başka başka yerler gösterir ve herkes kendininkine itimat eder.

Fransız Atasözü
Kategori: Genel
Adalet
Benzer Yazılar Yorumlar

Bayramda borç ödeyene ramazan ağır  gelir:


Vadesi yaklaşan bir borcu ödemek zorunda olan kimseye günler çok çabuk geçer.

Anonim (Anonymous, La-Edri)
Kategori: Atasözleri
BorçVade
Benzer Yazılar Yorumlar

Ahireti sermayen, dünyayı bu sermayenin kazancı yap. Zamanını, önce ahireti elde etmek için sarf et. Geri kalan vaktini, geçimini temin için harca. Sakın dünyanı sermaye, ahiretini onun karı şeklinde yapma. Böyle yaparsan, dünyadan artan zamanını, ahiretin için sarf edersin. Bu zaman zarfında namazlarını kılmaya çalışırsın. Fakat çabucak kılayım diye, rükünlerine riayet etmezsin. Sonra dünya işlerinden dolayı yorulur ve bitkin düşersin. Geceleri kaza namazı kılmaya fırsat bulamazsın. Yorgunluktan ölü gibi yatar, gündüz de faydasız olursun. Nefsine, heva ve isteğine hatta şeytana tabi olursun. Ahiretini dünyaya karşılık satarsın. Nefsinin kölesi ve onun bineği olursun. Halbuki sen, nefsine binmek, onu yalanlayıp tekzip etmek ve selamet yoluna sokmakla emrolunmuşsun. Bunlar ahiret yolu, Rabbine taat yoludur. Sen, nefsinden gelen istekleri kabul etmekle, kendine zulmettin. İpini onun eline verdin. İsteklerinde, lezzetlerinde, hevasında ona uydun. Sonunda dünya ve ahiretin hayırlısını kaçırdın. Dünya ve ahiretini zarara soktun. Böyle olursa, Kıyamet günü din ve dünya bakımından insanların en müflisi ve en zararlısı olursun. Nefsine uymakla, dünyadan fazla bir şeye ulaşamadın. Eğer nefsini ahiret yoluna çekseydin, ahiretini esas ve sermaye kabul etseydin, dünya ve ahiretini kazanırdın. Nefsin kötülüklerinden korunur, iyilerden olurdun. Eğer dünyaya rağbet etmeyerek, kötülüklerden uzak kalarak Allahü teâlâya itaat edersen, Allahü teâlânın has kullarından olursun.

Abdülkadir Geylani
Kategori: Genel
AhiretDünyaZamanNamazNefs
Benzer Yazılar Yorumlar

Kütüphaneden...

Kötü bir barış, iyi bir savaştan daha iyidir.

Aleksandr Puşkin (Sergeyeviç)